Home / Ahirzaman Olayları / Deccalin Çıkışı / İMAM-I ÜMMETE İTAAT VE DECCAL-I SÜFYAN FİTNESİ MESELESİ-2
İMAM-I ÜMMETE İTAAT VE DECCAL-I SÜFYAN FİTNESİ MESELESİ-2

İMAM-I ÜMMETE İTAAT VE DECCAL-I SÜFYAN FİTNESİ MESELESİ-2

İMAM-I ÜMMETE İTAAT VE DECCAL-I SÜFYAN FİTNESİ MESELESİ-2

            Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki; konu çok geniş ve boyutlu olduğundan bu kısa yazımızda ancak bazı noktaları özellikle günümüze bakan yönlerini işaret edip nazarı dikkatlerinize sunmaya çalışacağız…

            İslam her konuyu tevhid çerçevesinde değerlendirdiğinden islam ümmetinin tevhidi görünümü sağlaması açısından vahdeti-birliği ve yekvücut olmayı öngörmüş bunu da tek ümmet tek imam yani vahdet imamla-önderle-hakk liderle olur kaidesine bağlamıştır…

            “ İşte bu oluşturduğunuz ümmet, tek bir ümmettir, Rabb’iniz de benim. Öyleyse sırf bana kulluk ediniz.” (Enbiya:92)   “ Hepiniz, topdan-tek cemaat olarak sımsıkı Allanın ipine sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allahın, üzerinizdeki nimetini düşünün…(Al-i İmran:103) Yine bizim yarattığımız insanlardan öyle bir ümmet var ki, onlar hakka yol gösterirler ve o hak ile adaleti yerine getirirler. “(A’raf:181)

            Ehlinin malumudur ki, ümmet, cemaat kelimeleri bir imam ve liderin varlığınıda beraberinde getirmektedir. Ümmetten, cemaatten bahsediliyorsa aslında bir imam ve önderide gündem etmiş olmaktadır… ” Ey inananlar, Allah’a, peygambere ve sizden olan ulul emre-imama-lidere de itaat edin…”(Nisa:59)   şu halde İslam’da bir imama ve öndere-lidere hep birlikte bağlanmak, itaat etmek, dağılmamak, gruplaşmamak farzdır…

            Bugün islam ümmetinde her nekadar birileri benim bağlanacağım bir lider yok diyorsa da ama genel olarak yaşantısına bakıldığında (kendisinin hayat çizgisinde, fikirlerinde, hareket metodunda, sözlerinde, planlarında…) bir üst kişinin etkinliği altındadır…bazılarının bir kaç lideri de olabilir onun için bunlar benim lider olarak bağlandığım kimse yok diyerek kendilerini konu dışına çıkarabilirler…Diğer kısım ise açıkca kendisi dile getirse de getirmesede bir önder ve lidere bağlı ve o lider hayat çizgisinde kendisi için bir mihenk taşıdır…

            Önemli olan İslam nasıl bir imam ve önder – istiyor?…İslam Ümmeti hangi vasıflara haiz olan bir lidere sahip olmalıdır? Tüm müslümanlar nasıl bir ululemre itaat etmelidir? Hem zahiren hemde batınen İslami ilim ve ahlaka sahip olmalı ve yansıtmalı mı? Yoksa Avrupa-i bir yaşam tarzında demokrat kral ve fısk-ı fücur abidesi aşuftelerle sarmaş dolaş ve içki masalarında poz versede mi olur? İslami İzzet ve şehametin temsili mi olmalı? Yoksa İslam’ı ve müslümanları izi kalmayacak derecede yok etmek isteyen Amerika ve İsrail’in Projelerinin ortağı-müttefiki olsada mı olur? İslam Ümmetinin maslahatını mı korumalı? Yoksa Batı’nın zulüm ortağı ve onlardan başarı madalyaları kazananı mı olmalı? Kendine Peygamberleri mi örnek almalı? Yoksa Siyonist ve Emperyalist şeytanları mı? İhlaslı- samimi yani Allah’ın Rızasını mı kazanmaya çalışmalı? Yoksa Riyakarlık ve gösterişle İslami görünüp İslamın kalesinin dibine dinamit koyarcasına halkın bütün olarak gayr-i islami ve gayr-i ahlaki bir yaşayışa kaymasına zemin oluştursa da mı olur?…ve bunun gibi daha nice soruları herkes kendine sorup cevap bulmalıdır ancak İslamı ölçü alarak cevaplamalı…kendini aldatarak değil…

            Çünkü tüm peygamberler ümmetlerini Deccal ve deccal-i süfyana karşı uyarmış…Fitnesinden kurtulmalarının, onun dediklerine aldanmamakla olacağını haber vermişlerdir… “Deccal meçhul (gaib) bir şerdir” şeklindeki rivayetten anlaşıldığı gibi, Süfyan denen İslâm Deccalının deccallığı, herkesin anlayacağı tarzda apaçık değildir. Münafıkane bir tavırla, yani (Bakara, 42) âyetinde ifade edildiği gibi, hak ile bâtılı telbis edip-birbirine katıp ümmeti ifsad ve idlale çalışır.

 

            Hadisde de mealen deniliyor ki: “Kim ki ona (Deccal’a yani cereyanına ve o cereyanın cemiyete aşıladığı çılgın sefahete) iman edip tabi olur ve onu tasdik ederse, artık onun geçmiş hiçbir salih ameli ona menfaat vermeyecektir… Ve her kim onu tekzib edip yalanlarsa, onun geçmiş günahlarının hiçbirisinden muaheze edilmeyecektir.”

            “Rivayetler, Deccal’ın dehşetli fitnesi islâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet istiaze etmiş. Bunun bir te’vili şudur ki: İslâmların Deccal’ı ayrıdır. Hatta bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali’nin (R.A.) dediği gibi demişler ki: Onların Deccal’ı, Süfyan’dır. İslâmlar içinde çıkacak, aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccal’ı ayrıdır. Yoksa büyük Deccal’ın cebr u ceberut-u mutlakına karşı itaat etmiyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz.” (Şualar, 585)

            Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyruluyor: “Sizleri benden sonra vuku bulacak yedi fitneden sakınmaya davet ederim: Medine’den çıkacak bir fitne, Mekke’den çıkacak bir fitne, Yemen’den çıkacak bir fitne, Şam’dan çıkacak bir fitne, şarktan çıkacak bir fitne, garbdan çıkacak bir fitne. Bir fitne de Şam’ın merkezinden zuhur eder ki, işte bu Süfyanî’nin fitnesidir.”

            Şam’ın merkezinde çıkacak olan fitnenin sorumlusu yani fitnenin başı hadiste Deccal-i Süfyan-İslam Deccali olarak belirtilmiş olup Büyük Üstad ‘da İslam deccalinin merkezini bir hadis-i şeriften çıkarmıştır:

            Diğer bir rivayette, “İslâm Deccalı Horasan taraflarından zuhur edecek” denilmiş.
Bunun bir te’vili şudur ki: Şarkın en cesur ve kuvvetli ve kesretli kavmi ve İslamiyetlin en kahraman ordusu olan Türk milleti, o rivayet zamanında Horasan taraflarında bulunup daha Anadolu’yu vatan yapmadığından, o zamanki meskenini zikretmekle Süfyanî Deccal onların içinde zuhur edeceğine işaret eder. Garibdir hem çok garibdir.(Şualar, 596)

“Hem büyük Deccalın, hem İslâm Deccalının üç devre-i istibdatları manasında üç eyyam var. Bir günü; bir devre-i hükümetinden öyle büyük icraat yapar ki, üçyüz sene yapılmaz. İkinci günü, yani ikinci devresi, bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi adileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır.” diye, gayet yüksek bir belagatle ümmetine haber vermiş.” (Şualar, 587)

            Bugün büyük deccalın Amerika ve İsrail olduğu açıktır…Bunların en büyük proje ortakları ve şeytani planların destekçileri kimlerdir? Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de ve daha nice ülkelerde yapılan katliamlar ve vatanların harabeye döndürülmesi İslam halklarının perişanlığı acaba nedendir…Büyük deccalın hangi İslam ülkesinde veziri vardır da bu dünyayı kana bulayabiliyorlar?..Bizi İslami görünerek kimler aldatıyor?İslam adına yapılan katliamlar ve insanların feryatlarla öldürülüşünün sorumlusu hangi liderlerdir? İslam Deccalı-münafık-facir kimdir?…

” İşte böyle: Biz, ne zaman, senden önce herhangi bir topluluğa bir uyarıcı gönderdiysek, halkın keyif ve haz peşinde koşan kesimi daima şöyle dediler: “Biz atalarımızı bir inanç üzerinde bulduk, biz ancak onların izinden gideriz!”(Zuhruf:23) Bazıları da böyle diyebilir…ancak;

            Bunları doğru düşünerek cevaplamamız gerekir…Nerde durduğumuza iyi bakmalıyız..Çünkü ahiret hesap yurdudur… vesselam.

Yorum Ekle

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Başa Dön